Zamanın bin yılda bir görüntüsü - ''01:02:03 04/05/06"
İşte o an. Bin yılın bir özel anı. Yazmak için bu anı bekledim bugün. Özellikle bekledim. Çünkü başka bu an olmayacak, şu an yaşayanlardan hiç kimse bir daha bu an gibi bir an yaşayamayacak. Bin yıl ötede ise, bizden, bizim soyumuzdan gelenlerden birileri yaşayacak, birileri anlamına ayırdına vararak yaşayacak, yine birileri, benim gibi yazarak yaşayacak. Bir anlamda tarihe kayıt düşmek. Belki, benim gibi tarihe kayıt düşen başkaları da vardır şu an. Bilmiyorum.
Bir gün birisi okursa, neler düşündüğümü, neler hissettiğimi anlasın isterim.
Bu anın, evren zaman ya da dünyanın zanında bir anlam ifade etmediğini biliyorum, bir süreci çeşitli dilimlere bölerek zamanı üreten insanın algılarında önemlidir bu an. Belki bu andan haberi olmayan ya da haberi olup bilincinde olmayan çok fazla insan var. Kaldı ki, bilincinde olanlar da bu anı farklı zamanlarda yaşıyor, bu da bir gerçek.
Ama ben önemsedim. Belki de, kendi adıma, kendi yaşamım adına, değiştirmek istediğim şeyler ya da ulaşmak istediğim hedefler için bir basamak, bir çıkış noktası, ya da daha doğru bir ifadeyle bir büküm noktası olsun istedim.
Şu an, sevgilim olsaydı, evlenme teklif ederdim, özel bir ana yakışan bir girişim olurdu, reddetse bile bu ana değerdi.
Bir süredir kendi içimde yine bir hesaplaşma süreci yaşıyorum. Sadece içimle değil aslında, kendi çevremle de.
Bulunduğum ortamdan hızla uzaklaşmam gerektiğini, kafese kapatılmış kaplan sendromundan sıyrılarak, daha mutlu, daha huzurlu olabileceğim, kendim olabileceğim bir ortama geçiş yapmam, gidip buralardan ve ortamdan kopmam gerektiğini çok derinden hissediyorum.
Bir duraklama anı ya da fırtına öncesi sessizlik. Öylesine durgun ki içim, hiç bir şey yapasım olmuyor, en acil, en öncelikli şeyleri bile ele alamıyorum, yoğunlaşıp başlayamıyor, bitiremiyor, çözemiyorum. Tam, katıksız bir atalet. Ama birşeylerin habercisi. Rahatsız edici bir durgunluk, patlamayı bekleyen bir şey var.
Dalga dipten geliyor.
Zaman zaman, insan yaşamında, iç ve dış dinamikler aynı anda yoğunlaşarak kişiye bir yön verir. Bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını, bir yere varmasını tetikler ya da güdüler. O noktalarda birşeylerin zamanı gelmiş demektir.
Son günlerde, çok sık, hatırlanabilir, akılda kalıcı, etkileyici, yoğun rüyalar görüyorum. Bazı arkadaşlarıma anlatı yorumlarını istediğim rüyalar bunlar, doğal olarak benim kendi yorumlarım da var ama, onların yorumlarını da duymak istiyorum.
Ne zaman bu tarz rüyalar görsem, bir şeylerin arifesinde olduğumu, bir değişimin, yaşanacak yeni bir şeylerin söz konuzu olduğunu anlarım. Yine birşeyler olacak. Bir değişim, bir yönelim. Bir karşılaşma. Bir sıçrama. Bir yer değiştirme. Ya da her ne ise, ama olacak birşeyler.
Ne olacağını bilmiyorum, nasıl olacağını da, ama olacağını biliyorum.
Algılarım bir açılıyor bir kapanıyor, sanırım kapanma dönemindeyim ki, ne olacağını öngöremiyorum.
Bir huzursuz dönem bu nedenle, ya çevreme sataşıyorum, ya kendimi izole ediyorum. Aşılacak bu biliyorum.
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir « Önceki - Sonraki »