Kendime Düşünceler

12. GEZEGEN

 

Vangelis'in Conquest of Paradise'ını dinliyorum. Müzik, giderek yükselen bir tempoda kulaklarımda. Her notada, bir bilinmeyene, bir hedefe ulaşma hevesi, dalgaların ve rüzgarın hızı, derinlemesine sarıyor ruhumu. Bir anlamda içimdeki özlemleri, varmak istediğim noktaya ulaşma isteğimi ifade ediyor.

 

Müziğin bitiş noktası, tıpkı bir geminin karaya varışı, bilinmeyen topraklara ya da hedefine ulaşmasının şaşkınlığı ve dinginliği içerisinde, hedefe varmış olmanın inanılmazlığına ilişkin suskunluğu yansıtıyor.

 

Müziğin buna benzer bir tempoyla yükselerek sürdüğü, bir diğer parça ise, Ravel'in Bolero'su. Ancak, çoğu kişi, Bolero'nun gerçek temasını bilmez, bilmediği için, sezgileriyle gerçek anlamına varabilen çok küçük bir azınlık dışında, çok güzel ve popüler bir parça olmaktan öteye gitmiyor.

 

Oysa, Bolero, Ravel'in kendi tanımıyla da, iki insanın, sevişmesini ilk andan son ana kadar betimleyen, sesle zihninizde yaşatmayı, canlandırmayı başaran bir parçadır, neşeli bir ruhların dansı ile başlar ve giderek hızlanan tempo, orgazmın sonuna ve sükunet anına kadar, tüm sahneyi bir bütünsellik içerisinde, notalara döker.

 

Her iki parça da, aslında yaşamı, yaşamın başlangıcından sonuna kadar olan süreci, inanılmaz bir beceriyle aktarmaktadır aslında. Bu kısa tanımlamaya konu olan sevişme, aslında yaşamı, varoluşu, edi, edim ve edinçlerimizi ve finale ulaşmamızı da ifade eder, eğer dinlemeyi bilirseniz.

 

Afrika'daki bazı kabilelerde, doğan çocuğun ruhsal bir müziği vardır. Kabilenin kadınları, yeni doğan bebek için, kırlara çıkar ve o bebeğin doğal ritmini, doğal ruhsal müziğiniyakalayana kadar tefekküre dalar, o müziği bulunca, gelir bebeğe ve tüm kabileye onu öğretirler. Kişi ne zaman, toplumsal ya da ruhsal anlamda, olması gerekenin dışına çıkarsa, kabilesi, kendisine müziğini söylerek ona destek olur, yol gösterir.

 

Bana kendi müziğimi, kendi ritmimi öğreten olmadı. Kendi ruhsal müziğimi kendi başıma bulmaya çalışıyorum. Bunu ne zaman düşünsem, hissetmeye çalışsam, karşıma deniz ya da akan bir nehir çıkıyor.

 

Benim yaşamımdaki yavaşlama ve müziğimin pesten ama çalkantılı ritmi değişmeye başladı. Giderek yüselen bir tempo söz konusu.

 

Bunu benim dışımda algılayan olmasa da, çıkışın temposunu algılayabiliyorum. Parçanın hangi melodiyi nerelere sürükleyeceğini veya izleyecek notaları bilmesem de, parçanın giderek hız kazanacağını, dingin finale daha çok olduğunu hissediyor ve kendimi kendi müziğimin ritmine bırakıyorum.   

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »